AltinFiyatlari.biz Logo

Altın Üretimi; Altın Nasıl Elde Edilir? - Altın Fiyatları


Altın Üretimi; Altın Nasıl Elde Edilir?

Kuyumcularda gördüğünüz altınların, nasıl elde edildiklerini hiç düşündünüz mü? İşte altın madenlerinin aranmasından çıkarılmasına, zenginleştirilmesinden saf altın eldesine kadar tüm aşamalar sizlerle:



24.09.2016 tarihinde eklendi. 663 kez okundu.

Altın, dünya üzerinde her zaman geçerliliği olan bir maden olmuştur. Hatta ülkelerin egemenliklerini ve güçlerini gösterebilecekleri, rezerv maddesi konumuna gelmiştir. Günümüzde bile yüksek altın rezervi bulunan ülkeler, fiyatlar üzerinde belirleyicidir. Dünyada altın üretimi ise 19. yüzyılın başından bu yana, yeni madenlerin bulunması, politik ve iktisadi nedenler yüzünden değişim göstermiştir. 1800 yıllarına doğru 20 ton kadar olan altın üretimi, 19. yüzyıl itibariyle 2000 tona yaklaşmıştır. Günümüzde ise 3 bin tonu aşan bir üretim söz konusudur.

Altın üretimi, birkaç farklı aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar, metalin yer altından çıkartılmasından başlayarak, piyasaya sunulmasına kadardır. Altın madenciliğinde, ilk başta basit madenci tavalarının veya hidrolik madencilik yöntemlerinin kullanıldığı bilinmektedir. Günümüzde ise büyük ölçekli üretim yapan şirketler, açık ocak işletmeciliği veya bölgesel yer altı madenciliğini tercih etmektedir.

Şimdi altın nasıl elde edilir, üretimi nasıl yapılır gibi konuları hep birlikte ele alalım:

Altın Madeninin Bulunması ve Çıkarılması

Altın dahil olmak üzere tüm metalik madenlerin aynı şekilde arandığını belirterek konumuza başlayalım. Madencilikte ilk zamanlarda; mostra adı verilen ve yeryüzünde gözle görülebilen mineraller bilimsel bir teknik olmadan toplanmıştır. Zamanla madenciliğin gelişmesi ve işletmeciliğin şekillenmesiyle birlikte arama yöntemleri geliştirilmiştir. Nüfusun artmasıyla birlikte hammadde ihtiyacı artmış ve daha fazla madene ihtiyaç duyulmuştur. Yüzeye çıkan madenler de bittiği için derinlere inilmeye başlamıştır. Bu şekilde de maden arama teknikleri geliştirilmiştir.

Günümüzde arama teknikleri; uzaktan, yer üstü ve yer altı olmak üzere 3 ana başlıkta toplanmaktadır. Her aşama birbirini tamamlayıcı özelliktedir ve birlikte kullanılır. Uzaktan algılama aşamasında, hedef alanlar belirlenmektedir. Uydu fotoğrafları ile yeryüzündeki cevher içerebilecek kaya birimleri, fay hatları ve kuşaklar belirlenmektedir. Daha sonra yer üstü aramalarına geçilmektedir.

Yer üstü aramalarında lokal hedef alanların belirlenmesi oldukça önemlidir. Uydu fotoğraflarıyla belirlenen yöresel alanlarda, hedeflerin daraltılması için jeokimyasal örneklemeler yapılır. Örneklemelerde; dere kumları, toprak, kaya, su ve bitki örnekleri alınmaktadır. Daha sonra da kimyasal analiz için laboratuarlara götürülmektedir. Özellikle dere kumları, taşıdıkları olası madenler hakkında bilgi vermektedir. Böylece hedef alanlar iyice daraltılmış olur. Dere kumlarının alındığı alanlardaki, kaya ve toprak örneklemeleri yapılır ve o bölgedeki cevherleşme cinsi analiz edilir.

Ne tür cevherleşme olduğu belirlendikten sonra jeofizik uygulamasına gidilir. Bu uygulamalarla, yer altındaki kayaçların ve içerdiği cevherlerin; manyetik, elektrik, sismik gibi özellikleri araştırılır. Bu aşamada hala altın cevherinin orada bulup bulunmadığı hakkında kesin bilgiler yoktur. Jeofizik yöntemleri ile belirlenmiş yer altı hedefleri, sondaj ile kontrol edilir. Böylece cevher yapısı, tenörü ve miktarı belirlenmiş olur. Yapılan analizlerle altın olup olmadığı belirlenir.

Aramalar ve sondaj sonucunda altın yatağı bulunmuşsa açık veya kapalı ocak yöntemleri kullanılarak altın çıkarma işlemi yapılır. Hangi yöntemin kullanılacağı ise cevherin yapısına, derinliğine, dağılımına ve tenörüne göre değişiklik göstermektedir. Damar şeklinde cevherleşme gösteren ve 1 tonda yaklaşık 10 gram altın içeren yataklar, kapalı ocak yöntemiyle çıkartılırlar. Düşük tenörlü veya etrafa saçılmış durumda olan altın yatakları ise açık ocak yöntemiyle çıkartılmaktadır. Kayaç içindeki altın taneleri, gözle görünecek kadar iri haldeyse, siyanür kullanılmadan gravimetrik yöntemle zenginleştirilmektedir. Ama gözle görünmüyorsa, mecburen siyanür kullanılmaktadır.

Altın Madeninin Zenginleştirilmesi

Altın cevherleri, tek başına bulunmaz ve yantaş içerisine dağılmış halde bulunmaktadırlar. Bu nedenle, yantaştan ayrılan altın cevheri, siyanür liçi ile çözündürülmektedir. Bu durumda, solüsyona geçen altın iyonları aktif karbon üzerine absorbe ettirilmekte ve solüsyondan sıyrılmaktadır. Ardından elde edilen altın iyonları, elektro kazanım yöntemiyle katı forma dönüştürülmektedir. Katı forma dönüştürülen altın, yeniden ergitilerek ingotlara dökülmektedir ve külçe altın üretimi tamamlanmaktadır.

Altın, pirit veya arsenopirit gibi sülfür içerikli bir cevher ise flotasyon ile ön zenginleştirme işlemi yapılmalıdır. Flotasyon konsantresi, kavurma işlemiyle oksitlendirildikten sonra liç işlemine tabi tutulmaktadır. Siyanür liçinin, düşük tenörlü altın cevherlerinde kullanıldığını belirtmiştik. Siyanür katı halde altını çözmekte ve iyon formuna geçirmektedir.

Sıvı Haldeki Altının Toz Hale Getirilmesi

Cevherdeki katı formu altın zerreleri, siyanür ve oksijen yardımıyla çözdürülerek altının suya geçmesi sağlanır. Daha sonra sıvı haldeki çözünmüş altın, ADR tesisine gönderilmektedir. ADR; Adsorpsiyon, Desorpsiyon, Resorpsiyon işlemlerinin kısaltılmasıdır. Anlayacağınız gibi sıvı altın, bu tesiste bahsi geçen işlemlere tabi tutulmaktadır.

ADR tesisinde sıvı haldeki altın, Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış ve mercimek büyüklüğündeki aktif karbonla muameleye sokulmaktadır. Sıvı haldeki altın ve gümüş, aktif karbon ile soğrulur. Yani altınlar, aktif karbon üzerinde toplanır. Bu işlemle altın ve gümüşü bünyesinde toplayan aktif karbon, özel elekler ile ortamdan uzaklaştırılır. Üzerindeki altın ve gümüş ise sıyırma ünitesine gönderilerek belirli bir sıcaklık ile basınç altında sıyrılır. Daha sonra altın ve gümüş yüklü solüsyon, elektroliz ünitesine gönderilir.

Elektroliz ünitesinde ise katotta toplanan altın ve gümüş, basınçlı su ile yıkanır. Ardından filtrelenir ve kurutma fırınlarında kurutulurlar. Daha sonrasında ergitme fırınına gönderilirler ve potalara dökülürler. Potalardan çıkarılan altına, dore külçe denmektedir. Bu altınlar da saf değildir. Altın rafinerilerine gönderilerek, içerdiği gümüş, bakır, çinko gibi metallerden arındırılarak saf altın elde edilir.




Atlına Yatırım

Altın Hesaplama