AltinFiyatlari.biz Logo

Altın Standardı (Altın Sikke Sistemi) Nedir? - Altın Fiyatları


Altın Standardı (Altın Sikke Sistemi) Nedir?

Altın standardı, ülkeler arasında ticari ilişkilerin artmasıyla gerek duyulmuş ve benimsenmiş bir sistemdir. Altın – para sistemleri arasında da en başarılı ve faydalı olan sistemdir. İşte altın standardı ile ilgili detaylar sizlerle:



29.09.2016 tarihinde eklendi. 589 kez okundu.

Altın, eski medeniyetlerden başlayarak uzunca bir döneme kadar para olarak da kullanılmıştır. Altının para olarak kullanımı ile ilgili olarak birçok görüş bulunmaktadır. Kimilerine göre Mısırlılar ilk defa para olarak kullanmıştır. Kimi görüşler ise milattan önce 550’li yıllarda Karun olarak da tanıdığımız, Lidya Kralı Krezüs döneminde kullanılmaya başladığını ileri sürmektedir. Bu geçmiş dönemleri bir kenara bırakırsak; altının çok daha yakın tarihlerde para sistemlerinin temelini oluşturduğunu da görebiliriz. Örnekleri ise hemen hepimizin bildiği Altın Standardı dönemi ile Bretton Woods Anlaşması’dır.

Avrupa ve Amerika’da, 19. yüzyılın başından I. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar benimsenen Altın Standardı (Altın Sikke Dönemi) oldukça başarılı olmuştur. Uygulamanın başarılı olmasıyla, uluslararası alanda ülkeler enflasyonsuz bir ekonomik gelişme süreci bile yaşamıştır. Kendi kendini dengeleyebilen bir sistem olmasının yanı sıra basitliğiyle de dünyaca benimsenmiştir. Sonrasında geliştirilen altın takas standardında yine aynı faydaların alınması amaçlanmıştır; ama istenen sonuç elde edilememiştir. Daha sonrasında da yeniden uluslararası alanda, saf altın üzerine bir standartlaşmaya gidilmemiştir.

Şimdi altın tarihi adına önemli adımlardan birisi olan Altın Sikke Dönemi hakkında bilgileri sizlerle paylaşmak istiyoruz:

Altın Standardı Nedir?

19. yüzyılda, sanayi toplumlarının ortaya çıkmasıyla beraber, uluslararası ticaretin gelişmesi, resmi bir değişim standardına ihtiyacın artmasına neden olmuştur. Aynı zamanda yeni altın madenlerinin keşfedilmeye başlamasıyla birlikte arzının da artması, ülkelerde altının para olarak kullanılması, uluslararası ticarette ödeme yöntemi olarak seçilmesi gibi birçok neden, altın standardının gelişmesine neden olmuştur.

19. yüzyılın başlarından itibaren, Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar, Avrupa ve Amerika’da uygulanan para sistemine, altın standardı veya altın sikke sistemi adı verilmektedir. Bu standart, tek metal para sistemi olarak da bilinmektedir. Altın standardına geçiş ise gümüşte görülen aksamalarla yaşanan dengesizlikler sonucunda olmuştur.

Altın standardı dönemine kadar çift metal para sistemi kullanılmaktadır. Bu sistemde, tedavülde altın ve gümüş olarak iki ayrı madenden basılmış paranın işlem görmektedir. Esas olarak 18. yüzyıl başlarından itibaren, Avrupa ve Amerika’da uygulamaya koyulmuştur ve 1820’li yıllara kadar yürürlükte kalmıştır. Gümüşün elde edilmesinde yaşanan sorunlar nedeniyle bu sistem çökmüştür ve iç piyasalarda dengesizliğe neden olmuştur. Uluslararası ticareti de olumsuz etkilemeye başlaması ile Avrupa ve Amerika’da terk edilerek altın sikke sistemine geçilmiştir.

Altın sikke sistemine geçişle birlikte Liberal Ekonomi görüşü de itibar kazanmıştır. Klasik iktisatçılar arasında önemli isimlerden olan David Ricardo’nun ‘Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi’ üzerinden uyumluluk sağlayan altın standardı, teorik olarak birçok açıdan çift metal para sistemine göre üstün görülmüştür. Teoriye göre serbest ticaret tamamen serbestleştirilebilirse; ticaretin karşılıklı her iki ülke açısından kazançlı olacağından bahsedilmektedir. Bunun yanında, günümüzde önemli ekonomik veriler arasında takip ettiğimiz, ödemeler dengesi açısından da faydalı olacağı söylenmiştir. Bu yönler değerlendirilerek altın sikke sistemine geçiş yapılmıştır.

Altın standardı dönemi, 1890 ile 1914 yılları arasında sorunsuz bir şekilde uygulanmıştır. Bretton Woods sisteminde olduğu gibi; altın sikke sisteminde de ülkelerin para birimleri, standart olarak altına bağlanmıştır ve sabit bir döviz kuru sistemi oluşturulmuştur. Bu sistemin uygulanmasında, para birimlerinde meydana gelen değişim oranları, altına bağlı olarak aynı düzeyde gerçekleşmeliydi. Örnek vermek gerekirse; 1 TL, 1 gram altın ve 1 sterlin 2 gram saf altına eşit olduğu varsayıldığında 1 İngiliz sterlini, 2 liraya eşit olmaktadır. Altın standardı ile bu eşitlik belirlendiği için de değerler sabit kalmaktadır.

Altın standardı döneminde, ülkelerin para birimlerinin altına sabitlenmesinin yanı sıra altının ülkeler arasında ihraç ve ithal edilmesi de serbest olmuştur. Altın standardı sisteminin bu özelliklerinde rağmen, 19. yüzyılın sonlarına doğru büyüme hızlarının artmasıyla birlikte, mal ve hizmet talebinin de artması kağıt paranın ortaya çıkmasını tetiklemiştir. Bu nedenle para talebinin artışının, altın ile karşılanamayacağı endişesi doğmuş ve sistem yavaş yavaş terk edilmeye başlamıştır.

Altın standardının eksi yönlerinden bir tanesi, sermaye hareketlerinin dengeleyici olmak yerine spekülatif amaç taşıyor olmasıdır. Bu nedenle, fiyat ve ücretler arasında aşağı doğru bir esneklik sağlanamamış ve sapmalar yaşanmıştır. Dış ticaretin I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru gelişim göstermesiyle de milli para birimi konularına sorunlar yaşanmaya başlamıştır. Altın standardının terk edilmesi gerektiğinin nedenlerinden birisi de dış ticaret konusunda yarattığı sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır.16. yüzyılda altın çağını yaşayan bu sistem, 1870’li yıllardan 1930’lu yıllara kadar kullanılmıştır. Ardından 20. yüzyıl başlarına doğru ciddi mali güçlükler yaratmadan da terk edilmesine karar verilmiştir.

Klasik Altın Standardı Uygulaması Nedir?

Klasik altın standardı uygulaması, altın sikke döneminin ilerleyen süreçleri veya Bretton Woods gibi gelişmiş bir uygulama olarak görülmemektedir. Yazılı herhangi bir kural kitabının bulunmadığı ve katılım gösteren tüm ülkelerin kuralları biliyor olması gerekiyordu. Bu uygulamaya büyük ulusların katılmadığı biliniyor; ama birçoğunun bu sisteme uzaktan da olsa benimsediği düşünülmektedir. İngiltere’nin 1717 yıllarında, Hollanda’nın ise 1818 yıllarında Klasik altın standardı uygulamasını seçtiği de çeşitli araştırmalarla ortaya koyulmuştur.

Klasik altın standardının benimsenmesi birçok kaynağa göre 1870’li yılları bulmuştur. Almanya, Japonya, İspanya, Fransa, Avusturya, Arjantin, Rusya ve Hindistan’ın bu standart üzerinden para birimlerinin değerini sabitlediği görülmüştür.

Amerika Birleşik Devletleri’nde o zamanki değerine göre; 20 dolar kadar 1 onsluk altın sikkelerin basıldığı 1832 yılından bu zamana kadar geçerli bir altın standardı mevcuttur. Buna rağmen 1900 Altın Standardı Yasası’nın çıkmasıyla birlikte kağıt paraya dönüştürme konusunda hukuki olarak geçerli bir yasa söz konusu olmamıştır. Bu nedenle de klasik altın standardı uygulamasına, en son katılan ülkelerden birisi Amerika Birleşik Devletleri’dir.

Klasik altın standardı uygulamasının ekonomik performansı, özellikle Amerika ve İngiltere’de oldukça parlak bir döneme işaret etmektedir. Enflasyonsuz bir ekonomik gelişmenin yaşandığı, altın çağ olarak da o dönemin tanımı yapılmaktadır. Klasik altın standardı uygulamasının cazip görünmesinin en önemli nedeni ise basit olmasıdır. O dönemlerde de merkez bankalarının birçok işlem yapmaya hakkı vardı. Ama merkez bankalarının bulunmasına gerek olmadığı da düşünülmekteydi. Hatta şimdilerde büyük ses getiren Amerikan Merkez Bankası, klasik altın standardı döneminin sürdüğü zamanlarda ortada yoktu.

Para birimini, klasik altın standardı uygulamasıyla değerlemek isteyen ülkeler, kağıt parasının ne kadar altına denk geldiğini kendileri belirliyordu. Bu süreçte ise parasının değerini sürekli kontrol ediyor ve gerekli gördüğü zamanlarda değeriyle oynayabiliyordu. Bu noktada da spekülatif hareketlerin ortaya çıkması, başta benimsenen standardın sonralarda ticari ilişkilerde sorun yaratmasına neden olmuştu. İlk başta bu değer değişikliklerinin, istikrar sağlayan bir işlem olduğu da görülmüştür. Ama sonralarda dış ticaretin gelişmesi, sorunları beraberinde getirmiştir.

Klasik altın standardının bir yararı da kendi kendini dengelemesi özelliğidir. Bu özellik sayesinde her gün gerçekleşen serbest piyasa işlemleriyle değil; altın madeni üretiminde ortaya çıkabilecek dalgalanmalar gibi önemli gelişmelere göre sistem, kendi kendini dengeleyebiliyordu. Arz ve talebe bağlı olarak altın değerinde artışların görüldüğü zamanlarda, klasik altın standardı uygulaması sayesinde ülkeler para birimlerinin dengelerini kendiliğinden sağlamış oluyordu. Böylece uzun vadeli fiyat istikrarını sağlayacak piyasa aktörü görevini de bu uygulama yapıyordu.

Klasik altın standardı, 1914 – 1918 yılları arasında gerçekleşen I. Dünya Savaşı’ndan önceki zenginlik dönemine işaret eder. Sonradan gelen altın takas standardı ise bu zenginliğe geri dönebilmek için atılan bir adım olmuştur. Ama yaşanan politik anlaşmazlıklar, ulusal borçlar gibi nedenlerle altın takas sistemi, klasik altın standardı uygulaması kadar başarılı olamamıştır. Zaten altın takas standardından sonra da uluslararası alanda saf altın üzerine yeniden bir standartlaşma operasyonu gerçekleşmemiştir.

Klasik Altın Standardından Bretton Woods Sistemine Geçiş

Klasik altın standardı, birçok yönden ülkelere faydalı olmuştur. Sistemde yaşanan son sorunlar üzerine değişiklikler yapılarak, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Bretton Woods Anlaşması ile eski uygulamadan yeniden faydalanılmak istenmiştir. Ama yaşanan politik sorunlar, ülkelerin doların hakimiyetini istememesi gibi nedenlerle Bretton Woods sistemi, klasik altın standardı kadar başarılı olamamıştır.

Bretton Woods Anlaşması ile ortaya çıkartılan yeni uluslararası para sisteminde; anlaşmaya katılan ve parasının altın üzerinden dönüştürülmesini kabul eden ülkelerin para birimi dolara sabitlenmiştir. Yani dolar – altın dönüştürülebilirliği benimsenmiştir. Dolar bu sistemde, tek ulusal para olarak tanımlanmıştır. Sisteme göre; 1 ons altın, 35 dolar veya 1 dolar, 0,88867 gram altına eşit tutulmuştur. Ülkelerin para birimleri üzerindeki dönüşümler ise bu oranlar üzerinden gerçekleşmiştir. Bretton Woods sisteminde ilerleyen süreçte sorunlar ortaya çıkmıştır ve böylece terk edilmiştir. Anlaşılacağı gibi bu sistemin başarısı, klasik altın standardının başarısını yakalayamamıştır.




Atlına Yatırım

Altın Hesaplama